Olay sevilmek değildi aslında. Kadınlar sevilmekten değil, çok sevilmekten kaçardı hep. Çünkü bu ülkede çok sevilmenin sonu hep acı oluyordu. Kadınlar hep zarar görüyordu. Maddi-Manevi hep kırılıyordu. Olay sevmek değildi. Olay değer vermekti her zaman. Olay zarar vermemekti. Kadınların tek istediği yanında gerçekten güvende hissettiği biriydi. Dışarıya karşı da değil, “Acaba bana zarar verir mi?” diye düşünmeyeceği birilerini istediler. Zarar verenden kaçalım derken cazip gelen yine aynı oldu. Büyük ustalıkla takılan maskelere inandı her seferinde. Çünkü her kadın sevgiye muhtaçtı. Ailesinden, arkadaşlarından veya çevresinden yeterli sevgiyi alamayan her kadın çözümü aşk sandı. Ve gördüğü ilk adama aşık olduğunu. Kadınlar aptal veya saf değildi. Erkekler kadınları küçümseyecek kadar küçümsenmişlerdi. Kadınlar erkeklerden, erkekler çevresinden sevgi görememişti. Bu yüzden ise her eğilim hata sanılmaya başlandı. Kimse kimseye güvenememişti. Bu yüzden herkes tek ölecekti.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.