Aslında zamansız gelip gitmeler en güzel tesadüfler. Kaybolmadan önce anlaşılmayan, durumun değişikliğine alışılmayan ve hiçbir zaman tesadüf olduğuna inanılmayan olaylar. Karşıdaki ilk engelde dağılmamak için bırakanlardan olmak gibi. Veya engel aşmayı uzun zaman önce bırakanlar gibi. Zamansız sevmeler, körleşmek ve aslında olacakları söyleyip asla lafına inanılmasa bile beynin ufak oyunlarıyla belkilerle bastırmak. Acının en ortasında hep gül uzatmak ve o güllerin sıkılmaktan avuçlardan akıtan oluk oluk kanı büyük bir zevkle saklamak. Saklanılanın ise para kesiği parmağı yüzünden suçlanmak. Güzel tesadüfler sunar bazen hayat. Berbat bir günde yolda görülen bir kedi veya yorgun biten gün sonu yapılan bir kahve gibi. Bedenin sıyrılmak için uğraştığı koşuşturmayı 10 dakika unutup tek sesle bütün günü umutla doldurmak. Zorla durulan koca tabutların içinde acaba başkası var mı düşüncesi. Bazen de ufak bir delikten içeri süzen ışığı yok etme çabası. Yaşamak için ihtiyaç duyulan görünmez somutlar veya gözün dibinde duran parmak ucunda soyutlandırılan. Hayat güzel tesadüf, hayat güzel bir karşılaşma. Sadece gözler ebediyen kapatıldığında en fazla 1 ay farkına varılan bi paradoks.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.