14 Mart itibariyle pandemi sürecine girmiş bulunduk Pandeminin başlarında ne yapacağımızı bilmeden korku ve panikle evlere kapandık ve neredeyse günün belli bir bölümünü kendimize + olmadığımıza inandırmakla geçiriyorduk… yani en azından ben. Nisan ayıyla beraber normalleşmeye başladık biz buna bir nevi eski normal hayatımıza kısmi de olsa geçiş diyebiliriz. Bahsettiğim” Yeni Normal” dönemiyle ben de biraz daha dikkatimi pandemiden dağıtmıştım ve kendi kendime bir daha hayatımın hiçbir döneminde bu kadar uzun süre evde kalmayabilirim hatta bilirim değil büyük ihtimalle bir daha bu kadar uzun süre evde duracağım bir dönem olmaz gibiydi. Çünkü okulların yaz tatilinde olma durumunda bile dışarıya sık sık dışarı çıkardım arkadaşlarımla istediğim kadar görüşürdüm. Ama bu süreçte hepsi daha nadir ve daha süpheliydi. Kendimi karşıma alıp bu evde geçen zamanları tamamen kendini geliştirmeye adamalısın demişti. Bir güzel kendime plan yaptım.Blog yazılacak,spor yapılacak,tuvale başlanacak,mum yapılacak,kitap okunacak,dil kursuna başlanacak,ders çalışılacak,okuduğum bölümle alakalı her hafta yeni bir şey araştırılacak gibi gibi ama maalesef ki buna uyamamışım çünkü blog yazmaya yeni başlıyorum.Ama yine de kendime kaybettiğin zamana değil önünde olan zamana kafa yor diyerek kendime yeni bir plan yaptım.Sıkı bir son dem planı… Karantina döneminde hayat normale dönerse her seyin kıymetini bileceğim derken elimdeki zamanın yine kıymetini bilememişim.Olsun bu da tecrübe olsun bize ama artık kaybedecek zaman yok. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.