Yağmur tenteden süzülüyor evimizin bahçesine. Kırmızı güllerdeki yağmur damlalarını görmelisiniz. Hafif bir esinti geliyor pencereden içeri giriyor. Gül, yasemin ve toprak kokusu. Bilirsiniz yağmurdan sonraki toprak kokusunu. Çocukluğumuzu, ilk gençlik yıllarımızı hatırlatır kimimize. Hayatın telaşına, hızına kapılmadan önceki yıllarımızı. Pencereyi yarım açık bırakıyorum. Ahşap merdivenleri yavaş yavaş iniyorum. Sıcak ekmek kokusu geliyor buram buram. Taze çay da var, baharatlı çay. En sevdiğim. Babam kardeşimin beşiğini sallıyor. Öyle güzel ki yanakları pembe pembe, uyumak üzere. Sobadan çıtır çıtır sesler geliyor. Üzerinde ki kestane mi, en sevdiğim. Mutfak penceresinden ırmağa inen yokuşu izleyip mandalina ağacının kokusunu içime çekeceğim. Peki siz mandalina kabuklarının sobanın üzerinde çıkardığı sesi ve kokuyu biliyor musunuz ? Annem yeşil soğan toplamam için evimizin arkasında ki bahçeye gönderdi. Bahçeye inen yolda küçük küçük su birikintileri oluşmuş. Peki siz hiç su birikintilerinde çiçek yüzdürdünüz mü? Islak toprağa kalp çizdiniz mi, adınızı yazdınız mı? Yağmurlu bir ağacı silkeleyip altında ıslandınız mı?

Yitik bir kalbi ancak böyle hayata döndürebilirsiniz. Umudu ve hevesi başka yerlerde değil yaşadığınız, tam da nefes aldığınız anda bulabilirsiniz. Yaşamak işte budur aslında…

author-avatar

filiz Kimdir?

96'da bir bahar gecesi doğuvermişim. Şimdiler de otuza çeyrek kala bir yaşta hayatını yaşamakta... "Hayatımın başını ve sonunu okudunuz, sevgiyle kalın"

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.