Buruk Tesadüf

yüklü bulutlar sıralı önümde; kimi gri, kimi ak
ilk karı müjdeliyorlar memleketime ufak ufak
bedenim ateşten bir libas ve ayaklarım kaskatı
günaha eşlik eden hislerim her zerremde yığıntı
sorgusuz yürüyorum dünyayı tanıdığım akşama
ve yabancısı olmadığım bir ceset rastlıyor bana
o ân unutuyorum kendimi bıraktığım enkazı
birini daha taşıyorum yığınlardan, kalbe sızı
eskimiş umutlarım kabuk atıp yeniden kanıyor
hatrım sabahı edemediğim akşamlara gidiyor
yürekten yazılan bir şiirin eksik kalması gibi
baştan aşağı buz kesiyorum, gözlerim sis kümesi
kırık anıları, eksik bir şiiri ve bir çift gözü
bırakıp gitmekte benliğimi benle, şahit yeryüzü