Bazen öğretmenin okulda uyardığı gibi küçük harfleri kullanır, öyle ağlarsın. Mutlu ağlarsın, üzgün ağlarsın, kızgın ağlarsın, özler ağlarsın, ister ağlarsın, korkup ağlarsın.. Bazen de sebepsiz ağlarsın. Sığınacağın sözcükleri kendin kurup yazarsın.
Kapak tasarımları gerçekten harika! Renkler olsun, oluşturlan karakterler olsun, yazı stili olsun..
İnsan bedeninde olup da insan olamayanlara inat, kendi olup da insan bedeni olan çok delikanlı karakterler!
Böyle motivasyon dolu islere bayiliyorum❤ Her an kullandigin defterlerde motivasyon sözlerinin olmasi ve onlari okumak gercekten insana cok iyi geliyor.
Taraçada komşularla oturuyor Makbule Hanım. Yüzü pak ve aydınlık fakat hayatın sillesini yemişçesine yorgun. Seneler öncesinde görücü usülüyle Vehbi Efendi ile evlendirdiler. Beş çocukları oldu Makbule Hanım ve Vehbi Efendi'nin. Makbule Hanım'ı hayata tutunduracak beş dal. O da bir zamanlar sevdi birini ama kavuşamadılar. Hayatta benim gibi kaç kadın vardır diye düşünür durur. ''Kadın olmak ne de ağır yükmüş benim gibilerine! ''diye isyan eder zaman zaman fakat beş yavrucak kapıdan girer girmez yumuşar ve tüm acısını, kederini unutuverir. Geceleri hep şöyle düşünür Makbule Hanım:
'' Hayat her kadını kendi kaderinde yoğuruyor. Kalbimin en derinlerinde dünyanın dört bir yanındaki kadınların acısını, neşesini hissediyorum. Kutsal bir suda yıkanmış gibiyiz. Kocaman aydınlık bir çemberin etrafında dönüp duruyoruz sanki.''
Kadın... Hayat nehrinin sürüklediği sandalların en kadim yolcusu. Anne, eş, arkadaş, kız kardeş... .Sonsuz sayıda sıfatlar içinde kaybolmuş ama aslında içinde küçücük bir çocuk taşır kadın. Bizim coğrafyamızda kitapların ön sözü, ağıtların baş kahramanı, ninnilerin huzurlu ezgisidir. Geçmişten bugüne yaptığı fedakarlıklar, çektiği acılarla anılır fakat kadın her şeye rağmen bir kentin neşesidir ve kendi ayakları üzerinde durabilmenin, gücün simgesidir. Kadın doğar, hayat başlar...
-Terlik geliyor valla! üçlüsü
-Bademciklerin şişti yine kaç kere dedim yeme şunu diye! üçlüsü
-Bir kadın olarak başardım ve kuş gibi özgürüm! üçlüsü
Kadınlar ve içlerindeki çocuklar önden buyursunlar lütfeen:)
E var tabi her kadının içinde bir çocuk. Sadece bir de değil, 3-5-7 belki 10 tane. Artık orası hanımefendiye kalmış bize düşmez karar vermek.
Biz bunu nereden mi biliyoruz, biliyoruz işte. Bildiğimiz bir şey daha var ki o da kadın yüreğinin güzelliği:)
Kadın yüreğini -ana yüreğidir aynı zamanda- bilirsiniz siz de; her daim yumuşacık, şefkat ve merhametle dolmuş taşacak, olabildiğince kırılgandır. Ayrıca çok güzeldir, en güzeldir. Kıyamazlar hiçbir şeye, hele de içlerindeki çocuğa hiç kıyamazlar. Çoğu şeyi yalnız onlar için yaparlar; aldıkları balonlar, yedileri pamuk şekerler, içine acı koydurmadıkları türlü yemekler ve daha neler neler...
Bu üçlü de yüreği güzel kadınlarımız ve onların içindeki çocuklar için hazırlandı.
Kadın üçlüsü
- içindeki çocuğu derinlere gömen güzel yürekli kadınlara
-içindeki çocuğu kanatlandırıp omzuna konduran orada taşıyan yüreği güzel kadınlara
-kendi içinizdeki çocuğa
İyi bir hediye olur. Artık anılarını mı yazarlar, resim çizip boyama mı yaparlar, kuruttukları çiçekleri koyup köşelerine tarih mi atarlar yoksa en sevdikleri makarna sosunun tarifini mi not alırlar orası kendilerine kalmış:)
gerçekten tasarımını çok beğendiğim bir üçlü♂️
Tam olarak ben
Ah ösym yaktin beni yaktın
Matematik deyip geçmemek lazım işte. O bile alttan alttan bazı şeylerin sonunun ne olacağını söylüyor bize...
Bayıldığım bir üçlü daha... Renklerin uyumu o kadar güzel ki basbayağı sanat yapıyorsunuz siz de
Dayımsın yeğenimsini alıp onu şoka sokmak fikri aklımdan çık
Bazen öğretmenin okulda uyardığı gibi küçük harfleri kullanır, öyle ağlarsın. Mutlu ağlarsın, üzgün ağlarsın, kızgın ağlarsın, özler ağlarsın, ister ağlarsın, korkup ağlarsın.. Bazen de sebepsiz ağlarsın. Sığınacağın sözcükleri kendin kurup yazarsın.
Kapak tasarımları gerçekten harika! Renkler olsun, oluşturlan karakterler olsun, yazı stili olsun.. İnsan bedeninde olup da insan olamayanlara inat, kendi olup da insan bedeni olan çok delikanlı karakterler!
Özellikle o fonta o kadar çok bayildim ki... Arkadasa, kardese, aileye edilebilecek en güzel hediye kesinlikle...
Müzigin insana iyi gelen o yanini defterlere cok guzel yansitmissiniz...
Böyle motivasyon dolu islere bayiliyorum❤ Her an kullandigin defterlerde motivasyon sözlerinin olmasi ve onlari okumak gercekten insana cok iyi geliyor.
Harika tasarlanmis, tek kelimeyle bayildim Yavas yavas yazarliga yonelmeye baslayan benim icin harika defterler olur gercekten
Yazı yazmak da bir müziktir..İnsan zihninin kağıda kaleme harflerle yanısmasıdır...Tıpkı notalar gibi...
Yazı dünyama yeni sayfalar gerek...
Cidden Fridayı tüm akrabalarımdan daha çok görüyorum. Çok seviyorum o kadını. Bunlar da aşırı güzel
Icimde ukte kalan defterler
Fridayı her gördüğümde Diego'ya yazdığı mektup geliyor aklıma, vazgeçişin mektubu..
Çok güzel kapağı olan defterler :)
Taraçada komşularla oturuyor Makbule Hanım. Yüzü pak ve aydınlık fakat hayatın sillesini yemişçesine yorgun. Seneler öncesinde görücü usülüyle Vehbi Efendi ile evlendirdiler. Beş çocukları oldu Makbule Hanım ve Vehbi Efendi'nin. Makbule Hanım'ı hayata tutunduracak beş dal. O da bir zamanlar sevdi birini ama kavuşamadılar. Hayatta benim gibi kaç kadın vardır diye düşünür durur. ''Kadın olmak ne de ağır yükmüş benim gibilerine! ''diye isyan eder zaman zaman fakat beş yavrucak kapıdan girer girmez yumuşar ve tüm acısını, kederini unutuverir. Geceleri hep şöyle düşünür Makbule Hanım: '' Hayat her kadını kendi kaderinde yoğuruyor. Kalbimin en derinlerinde dünyanın dört bir yanındaki kadınların acısını, neşesini hissediyorum. Kutsal bir suda yıkanmış gibiyiz. Kocaman aydınlık bir çemberin etrafında dönüp duruyoruz sanki.'' Kadın... Hayat nehrinin sürüklediği sandalların en kadim yolcusu. Anne, eş, arkadaş, kız kardeş... .Sonsuz sayıda sıfatlar içinde kaybolmuş ama aslında içinde küçücük bir çocuk taşır kadın. Bizim coğrafyamızda kitapların ön sözü, ağıtların baş kahramanı, ninnilerin huzurlu ezgisidir. Geçmişten bugüne yaptığı fedakarlıklar, çektiği acılarla anılır fakat kadın her şeye rağmen bir kentin neşesidir ve kendi ayakları üzerinde durabilmenin, gücün simgesidir. Kadın doğar, hayat başlar... -Terlik geliyor valla! üçlüsü -Bademciklerin şişti yine kaç kere dedim yeme şunu diye! üçlüsü -Bir kadın olarak başardım ve kuş gibi özgürüm! üçlüsü
Kadınlar ve içlerindeki çocuklar önden buyursunlar lütfeen:) E var tabi her kadının içinde bir çocuk. Sadece bir de değil, 3-5-7 belki 10 tane. Artık orası hanımefendiye kalmış bize düşmez karar vermek. Biz bunu nereden mi biliyoruz, biliyoruz işte. Bildiğimiz bir şey daha var ki o da kadın yüreğinin güzelliği:) Kadın yüreğini -ana yüreğidir aynı zamanda- bilirsiniz siz de; her daim yumuşacık, şefkat ve merhametle dolmuş taşacak, olabildiğince kırılgandır. Ayrıca çok güzeldir, en güzeldir. Kıyamazlar hiçbir şeye, hele de içlerindeki çocuğa hiç kıyamazlar. Çoğu şeyi yalnız onlar için yaparlar; aldıkları balonlar, yedileri pamuk şekerler, içine acı koydurmadıkları türlü yemekler ve daha neler neler... Bu üçlü de yüreği güzel kadınlarımız ve onların içindeki çocuklar için hazırlandı. Kadın üçlüsü - içindeki çocuğu derinlere gömen güzel yürekli kadınlara -içindeki çocuğu kanatlandırıp omzuna konduran orada taşıyan yüreği güzel kadınlara -kendi içinizdeki çocuğa İyi bir hediye olur. Artık anılarını mı yazarlar, resim çizip boyama mı yaparlar, kuruttukları çiçekleri koyup köşelerine tarih mi atarlar yoksa en sevdikleri makarna sosunun tarifini mi not alırlar orası kendilerine kalmış:)