Ayaklarının altında “Cennet” olan kadınlara ne cesarettir ki
eller ayaklar kalkar!
Evimin çiçeği diye evlendiği hanımına bir zaman sonra saksıyla
saldırmamalı hiçbir erkek. Acizliğinin altında ezilen bayanlara,
acıyan gözlerle bakmak yerine baş tacı yapılmalı.
      Marifet mi kadının gururunu kırmak! Herkese karşı onu aciz
bırakmak. Kahramanlık mı her sinirlendiğinde vurmak! Koynuna aldığın
insanı küfürlerinle yaralamak insanlık işimdir hiç!
İçine tüm sevgisini katarak pişirdiği aşın tadına bile bakmadan
özenle hazırlanmış sofrayı yıkıp döken bir adamı sevmişse kadın,
bedelini bu kadar ağır ödememeli. Mutluluk ulaşamayacağı kadar
uzağında, ölümden bir adım ötede yaşamamalı hiçbir kadın!
      Sert bir tokatla kalbini kanattığın hanımına yara bandı olacak
olan yine Sen’sin be adam! Daha fazla acıtmadan git al artık gönlünü…
     Üşüyünce sarıldığı düşlerinden sıyrılsın artık kadınlar. İç
çekerek geçirdiği saniyelerle çürüdü nice insanların fidanı…
Toplum alışmış erkeğin zorbalığına, gelenek göreneklerin cesaret
verdiği sert yürekli magandalıklara…
                 Unutma ki; bugün vurduğun tokadın izi yanağından
geçer ama yüreğinden hiç geçmeyecek! Acısı azalacak, sızısı dinecek,
kabuk bağlayacak ama hiç geçmeyecek…

                                  NURDAN AKTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.