Hani bazen düşünürsen ya “bir sebebi olmalı” diye. İçin içini yer, seni bitirir. Nasıllarıyla boğuşursun, o sebepten bu sebebe koşar durursun ama bir çıkar yol bulamazsın. Boşunadır bu çırpınışın çünkü bazı sebepler sebepsizdir. Öylesine, canı istediği için o öyle uygun gördüğü için olmuştur. Senin düşündüklerinin, hissettiklerinin onun nazarında hiçbir ehemmiyeti yoktur. Sen bir toz zerresi, sen bir kuş tüyü, yok hükmünde bir kimsesin sen onda. İşte tam da bu yüzden bir sebep aramamalıyız. O içimizi kemiren soruları boşluğa salıp rahatımıza bakmalıyız. Biz “kendimiz için var olmalıyız”.

Bir yerde şu yazıyı görmüştüm “Kendine yaslanan dik yürür.” Artık o yazıyı aklımdan çıkartamıyorum. Kendine yaslan ve daima ileri yürü. Geçmişte yaşanan orada kaldı ve şu an tozlu raflarda. Evet unutulamamış olabilir ama geride kaldı. Kendine yaslan. Başta dik olmasan da emin ol yolun sonuna vardığında dimdik, başın göğe bakıyor olacak.

İnsanın kendini belki de kendinden çok yoran yok bu hayatta. Bazı şeyler sen istemediğinde olmayacak bunu biliyorsun belki ama kabullenmek zaman alıyor biliyorum. Aslında belki de en büyük meziyet bu, kabullenmek. En başta da kendini.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.