Ben ölürken kimsenin gözleri gözlerimde kalmayacak. Ve ölürken bir kimse, gözlerinin önünde benimkiler olmayacak. Kimsede bir hatıram kalmayacak ve ölürken ben, aklımda yalnız anlamsız bir acı olacak. Tarif edemeyeceğim, sebep araştırmadığım bir acı. Kime tarif gerçi? Yüce meleklere mi ya da zebanilere mi?

Ne ruhum dingin ne bedenim. Hem bıkkınım hem bitkin. Benim dünyamda sevmek bu değil, temizlemek bir şeyleri böyle değil. Gel gör ki yaşamak bir mecburiyet, bir serüven değil!

Düştüğüm kuyudan ne kendim çıkabiliyorum ne de bir ip etrafımda. Biri bir ip salsa aşağıya, ucuna kuyunun; sesim erişir mi kenarında oturana? Bir boğuntu olur duyduğu ancak. Anlamlı bir söz yığınının çok uzağında bir boğuntu.

Ne şarkılarım erişiyor karşılara ne bir muhatap var karşımda. O yüzden yazıyorum ben de. Hiç olmazsa kalemin kağıtta gezinirken çıkardığı çatırtı bana kendimi hatırlatıyor.

Konuş diyor sanki seni senden başka duyan mı var?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.