150₺ ve üzeri siparişlerinde kargo ücreti bizden! Üstelik 39₺ üzeri alışverişine de dilediğin kitap ayracı üçlüsü hediye!

Mülteci bir kalbin öyküsü.

  • Çocuk, sırtına bir çanta aldı. Arkasında bir şehrin yansımasını bırakarak yola çıkacaktı umut ettiklerine varmak için. Geride bırakması gereken hüzünden koydu çantaya bir parça. Bir parça endişe koydu, karamsarlık koydu. Azığı için hayal kırıklığı koydu kursağında kalacak, hayal kırıklığı… Meğerse gitmek tüm kalanları yanında götürmekmiş, bilmiyormuş bunu. Sonra düştü, arkasına bakmaktan önündeki taşı göremedi. O siyah, o karanlık, o kirli taşı. Ama umut edecekti, hayır, etmek zorundaydı. Hiç bilmediği bir yerde, üzünçlü duygularıyla yol alacak, çok eskilerde kalan unutulmuş bir duyguyu kazanmaya çabalayacaktı. Neydi onun adı? Sahi, neydi o aklıma gelmeyen kelime? Hah, hatırladım şimdi, mutluluk… Sahi, mutluluk mu cidden? Şimdi bence mutluluk, ocağında yemek pişen sıcak evlerde, o viran şehirlerde kaldı.
Önceki Yazı

Babaannemle aramda geçen diyalog.

Sonraki Yazı

Biz denize yük müyüz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir ürün aramak için yazmaya başla
Sepet
Giriş Yap

Henüz hesabın yok mu?

Kayıt Ol
Çerez Bildirisi
Sitemizde kullanımı analiz etmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek, reklam kampanyalarının etkinliğini ölçmek ve ziyaret tercihlerini hatırlamak için çerezler kullanmaktayız.
Tamam Daha fazla bilgi