Daha kaç kış geçeçek?
Daha kaç fırtına kopacak bu yangın yerinde?
Daha kaç gece ağlamam gerek?
Hüzünlerimi sığdıramıyorum artık sandıklara.
Ya ben ruhuma fazla geliyorum ya da o bana.
Boğuluyorum sanki bedenimde.
Son bulsun istiyorum bu gizli figanlarım.
Bir savaş var kalbimle aramda, sanki düşman bana.
Bir çocuk var içimde her gün çığlık çığlığa.
Kesilir her gece bıçak gibi uykularım,
Kalırız baş başa eski anılarla.
Ben bir keşkeyim tepeden tırnağa.
Saklarım bütün acılarımı annemin dizlerinde.
Konuşup dururum kendi kendime, kimse anlamaz beni.
Bir teselli ararsam koşarım kağıt ve kalemime.
Yazar dururum içime sığmayanları.
Gözlerimde bir hasret yağmuru taşırım ben,
Uzak diyarlara, güzel insanlara, sonbahara.
Bir çiçek büyütürüm penceresiz bir evde,
Hiç bitmeyecek  umudumdur  ona ışık olan.
Ben aşığım artık bu soğuk ve gri şehirde,
Bir bankta yudumladığım çaya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.