Dokunmaya bile kıyamayacak kadar çok seversin bazen. Öyle uzaktan, öyle saf, temiz. Ne zaman yaklaşmak istesen ürkekçe geri çekilirsin. Çünkü canı acıyacak, bilirsin.

  Papatya gibi naif, bir o kadar da kırılgan kalbine zarar vermekten korkarsın. O güzel, hiçbir zaman yakından bakamayacağın yüzünü seyre dalarsın. 

  Öyle içten seversin ki, dikenlerin sana batmaya başlar bir süre sonra. Kanatır kalbini, sevilmeyeceğim hissi. Yine de susarsın, konuşursan tek kanayan sen olmayacaksın çünkü.

  Zamanla büyür içindeki yara, saran da olmaz. Dünya o kadar bencildir ki, kimse kendi isteğiyle kana bulamaz ellerini. İşin ucunda yaşam olsa bile. Ve sen kaktüs olarak gelmişsen dünyaya, tek başına ölmeye mahkumsundur. 

  Sevginde boğulmaman dileğiyle…

author-avatar

Kübra Kimdir?

Bir kalem, bir kağıt parçası, çokça kahve ve küçük bir mum ışığı. Bir de sakince çalan müzik.. Mutlu olmak için bunlardan başka bir şeye ihtiyacı olmayan, kaktüslere sarılan, kafein bağımlısı biriyim işte..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.