100₺ ve üzeri siparişlerinde kargo ücreti bizden! Üstelik 49₺ üzeri alışverişine de dilediğin kitap ayracı üçlüsü hediye!

Kaçmak ama varmamak…

Ve kaçmak bir gece yarısı tutar ellerinden. Soğuk ve puslu parmaklar dolanır yüzünde. Rüzgarın keskin sesini takip edersin. Ve çıkar karşına karanlıkların en çıkmazı… Bir sokak arasında.

Kaçmak, her şeyden.  Ama en çok kendinden kaçmak. Kalbinden,  sana acı veren kederden, bıçak keskinliğinde ki her hüzünden kaçmak istersin. 

Peki kaçmak bir kurtuluş mudur, bir yol mudur insana. Acı, hüzün, dert en büyük yol azığı olmaz mı her daim insana. Çünkü giden ayaklar değil kafandır. Kafanın içinde akan her düşünce işte alır seni ve o dar karanlık sokaklarda bırakır. Bir başına… Issız ve soğuk. Sert ve pis kokan köşe başında el sallar sana geçmiş. Ve sen yalnız olmadığını, tokat gibi yüzüne çarpan o sokakta tanırsın. 

Neydi peki geçen, uzaklaşan senden. Geleceğin, umutla büyütmek istediğin hayallerin, pamuklara sarıp sakladığın güzel günlerin… İşte geride kalan buydu senden. Oysaki sen geride kalmak için koşarken. Nefesini, gençliğini, elinde kalan her güzelliği feda ederken, geçmiş bir kara delik gibi çıkar ve çeker içine sinsice. Sonra gözünün gördüğü her şey koca bir mezar olur ve sen karanlık ile ilk kez orada tanışırsın. 

Söyle bana yolcu, kim duyacak titreyen sesini, kim tutacak parçalanan ellerini. Ve kim yeniden hayat verecek sana çıkmaz dediğin sokaktan, açılmaz dediğin kapılardan….

Söyle bana geçmiş, nerede yoksun ki bulamayasın beni artık..?
Önceki Yazı

CENNETİM ANNEM

Sonraki Yazı

Knut Hamsun ve Açlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Telli Defterlerimizi Gördün Mü?

Bir ürün aramak için yazmaya başla
Sepet
Giriş Yap

Henüz hesabın yok mu?

Kayıt Ol
Çerez Bildirisi
Sitemizde kullanımı analiz etmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek, reklam kampanyalarının etkinliğini ölçmek ve ziyaret tercihlerini hatırlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Tamam