Mahalle kültürünün daha bitmediği döneme denk geldi çocukluğum. Sokağa çıkar akşam ezanı sesini duyana kadar toza toprağa karışırdık, her zerremize kadar. O günlere dair pek çok hatıra var zihnimde. Bir tanesi var ki şu anıma ışık tutabilmiş bir hatıra… Süt abimin bana ıslık çalmayı öğretmesi…

Mahallemizde abim ve süt abim dahil olmak üzere birçok erkek çocuğu ıslık çalabiliyordu. Benim yaptığımsa hayranlıkla onların ıslık çalışını izlemek olurdu. Arada parmaklarımı ağzıma götürür, üflerdim. Etrafa tükürükler saçmaktan ileri gidemezdim. Bir gün süt abim ıslık çalmanın inceliğinden bahsetti bana. Dedi ki: “Bu işin sırrı denemek. Cok denemek. Ağzın yara olana kadar denemek. En sonunda çalabileceksin.” Abimin bu tavsiyesi üzerine başladım denemeye. Hedefim ağzım yara olana kadar uğraşmaktı. Abim öyle demişti.

Saatlerce, günlerce, belki haftalarca hep çabaladım. Baş parmağım ve işaret parmağımı birleştiriyor, dilimin üzerine bastırıyor ve başlıyordum üflemeye. Hiçbir ses çıkmamasına rağmen denemeye devam ettim. Bir gün dilimin tahriş olduğunu ve artık acıdığını farkettim. Başarmaya çok yaklaşmıştım, biliyordum. Bu sefer dilim acımasına rağmen kendimi zorluyor ve o sesi çıkarmaya gayret ediyordum.

En sonunda o istediğim ses çıkmıştı. Belki abimlerin ıslığı kadar gür değildi ama olmuştu. O günden sonra doğru yöntemi bulmuştum. Islık çalabiliyordum artık. Ağzımın yarası ve acısı bir süre devam ettikten sonra geçmişti. Fakat küçücük bir kız çocuğuyken ıslık çalmayı başarabilmiş olmanın gururunu hâlâ hissedebiliyordum.

Yıllar önce yaşadığım bu deneyim bana bir şey hatırlattı, tam kendimden umudu kesmeye başladığım bir dönemde. Başarmak istediğin  bir şey  uğrunda yara alacaksın, çabalayacaksın, ağlayacaksın ve bütün bunlara rağmen denemekten asla vazgeçmeyeceksin.

Şimdi o küçücük kız çocuğunun azmiyle adım atıyorum hayata. Ulaşmak istediğim hedefler uğruna yara almaktan çekinmeden ve asla pes etmeden devam edeceğim yoluma. Yaralar bir gün kapanır, acılar bir gün diner, zaman geçer. Hedefe ulaşmış olmanın hazzı ise yıllar sonra bile sana ışık tutar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.