Aklımdan geçenleri kağıda dökemediğim yılın ilk karının düştüğü günün ertesi gününden. Etrafımız kapkaranlık sanki bir çıkış yolu yokmuş gibi hissederken karla gelen yeni bir umut beni yazmaya itti. Bütün herşeyi bırakıp sadece hayal etmek istiyorum. Köydeyim tıpkı çocukluğumda olduğu gibi kimseler göç etmemiş insanlar birbirleriyle iletişim kuruyorlar biri öldüğünde tüm köy yas tutarken biri düğün dernek yaptığında da tüm köy şenliğe ortak oluyor insanlar elektrik denen icat olmadığında bile birbirlerine gidip geliyorlar hatta her gün her sabah ama kadınlar şikayet bir yana sadece hizmet ve hürmet ediyorlar kar kış demeden ekmekler yapılıyor ocaklar yakılıyor çamaşırlar yıkanıyor yemekler pişiriliyor onca işin arasında hiçbiri aksamıyor herşey insan eliyle ve oldukça zor ama severek yapılıyor yada en azından ağız tadıyla yeniyor emekleri karşılığında huzuru alıyorlar belki çok para veya çok imkanları yok belki çok ilkel gözüküyor ama hissettikleri huzur hepsine bedel hem insanlar henüz tarım zehirleriyle zehirlenmiyorlar ve yedikleri sebzelerin meyvelerin tahılların ve dahi hayvanlarının bile genetiği henüz bozulmamış olduğu gibi sağlıklı ve faydalı komşuluk ve başkalarının derdini dert edinme diye birşey var teknoloji yok değerli vakit geçirmek var mektuplaşmak sohbet etmek halden anlamak var birini hakikaten çıkarsız sevmek var o zamanlarda güven ve huzur var gel gelelim şimdi teknoloji var ama bunların çoğu yok kolaylık var ama huzur yok nitekim payımıza düşen bu asır elbette en iyisini Allah bilir biz her koşulda yaşamalıyız ta ki nefesimiz bitene kadar henüz can çıkmadıysa umut var demektir sağlıcakla kalın🌜

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.