150₺ ve üzeri siparişlerinde kargo ücreti bizden! Üstelik 39₺ üzeri alışverişine de dilediğin kitap ayracı üçlüsü hediye!

“Eskiden huzurla doğardı burada yeni gün” dedi ihtiyar, sakin ve hoş sesiyle. Etrafı zamanın izleriyle sarılmış mavi gözleri, puslu göğe bakıyordu. “Eskiden…” dedi. Sesi bu defa dertli. “Eskiden yoktu dükkanımın önündeki şu koca bina. Uzaktaki dağlar görünürdü. İnsanlar dinlerdi birbirini. Dostluk diye bir şey vardı bir zamanlar. İşte o zamanlarda, dağların arasından, pembeler içinde doğardı yeni gün. Her saniye değişirdi. Dağların tepelerini aydınlatıncaya dek yükselirdi. Pembe günün içinde, dağların yeşili belirirdi. Sadece gün doğmazdı anlayacağın, huzuru da yanında getirirdi.”

Sustu. Çay ocağının önünde, ahşap taburede, tam yanımda oturuyor değildi sanki. Geçmişte geziyordu zihni. Yaşlı gözlerinde özlemin en güzel resmi…

Ağır hareketlerle kalktı sonra. Çaya bakmak için girdi içeriye. Elinde iki çayla geldi tekrar geri. Birini bana uzattı. Dumanı üstünde… Yavaşça oturdu yine aynı yere. Kırışık dudaklarının arasından, çeşitli duyguların eşliğinde karıştı havaya birkaç yeni cümle: ” Eskiden işte. Adı üstünde. Eskiden…”

Önceki Yazı

Yoğurt Kovasındaki Çiçek

Sonraki Yazı

Gecekondu bir şiir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir ürün aramak için yazmaya başla
Sepet
Giriş Yap

Henüz hesabın yok mu?

Kayıt Ol
Çerez Bildirisi
Sitemizde kullanımı analiz etmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek, reklam kampanyalarının etkinliğini ölçmek ve ziyaret tercihlerini hatırlamak için çerezler kullanmaktayız.
Tamam Daha fazla bilgi