Yere düşmek çok insáni  bir şey yani ayağın bir yere takılırsa düşersin. Önüne taşlar döşenmişse düşersin. Takılıp düşersin işte.. Çocukken de düşüyorduk büyüdük değişen bir şey olmadı yine düşüyoruz. 

Ben çok mutluyum bundan düşebilmekten çok mutluyum. Hayatta hiç düşmeyenler de var.  Hep ayakta kalan, koşullar ne olursa olsun, şartlar ne olursa olsun, rüzgar nerden eserse essin, hep ayakta kalanlar var mesela. Öyle bir insan olmayı istemezdim. Düşen, düşebilen insan olmayı yeğlerdim. Çünkü eğer düşersen ayağa kalmak için bir sebebin vardır. Ayağa kalkmak içinde mücadele etmen gerekir. Mücadele dediğin şey de zaten hayatın anlamıdır. Hep ayakta kalanlar her şartta ayakta kalanlar, her koşulda ayakta kalanlar acaba ne için yaşıyorlar? Amaçları ne? Kendileri için yaşıyorlar sadece kendileri için yaşıyorlar. Çünkü öyle olmasa düşebilen, kalmak için mücadele edebilen, ayağa kalkmaktan vazgeçmeyen bir birey olsalar onlar da senin benim gibi başkalarının derdine de kafa yorarlar. Mesela düşeni kaldırmaya çalışırlar ve kimsenin önüne taş dizmezler, kimsenin ayağına çerme takmazlar çünkü onların ayakta kalmaları için birilerinin düşmesi gerekir böyle bir denklem var. Sürekli ayakta kalanlar, her koşulda şartlar ne olursa olsun ayakta kalanlar, ayakta kalabilmek için senin benim düşmemize ihtiyaç duyarlar. Onların  kendileri için mücadele etmek, ayağa kalmak için mücadele etmek ya da düşeni kaldırmak için mücadele etmek gibi bir dertleri yoktur. Onlar kendileri için yaşarlar.

  • Hep ayakta kalmayın biraz da düş’ün “Düşmek insan olmaktandır.” Hep ayakta kalmaksa,  insanlıktan biraz uzaklaşmaktır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.