Sevgili günlük, bugün de kimseye ateş etmedim. Fakat benim kalbime iki el ateş edildi. Sıyırdı geçti merak etme.

Vücudumdaki tüm stresi sonuna kadar bitirdiğim için yeni gelen kötü durumlara eskisi kadar stres hormonu üretemiyor gibiydi vücudum. Tepkisizliğin son demlerindeyim.. :)) Ta ki şöyle bir silkelenip kendime gelene kadar. Yeter yahu dedim depresifliğinde boğulduğun. Şimdi kulaç açmanın sırasıdır engin denizlere.

Hani bazen birisi, seni yeni okyanuslarla tanıştırsın istersin de o birisi gelmez ya. Kendi kendime iyi gelmeyi öğrendim ben de bu süreçte. Sorguladım da biraz. Sonra dedim yaşamana bak! Kendimi dinledim felsefik konuşmalarda, hayatı dinledim ve bana şöyle sözler söyledi:

Bu endişelenip durduğun canına yandığımın derdi yetmez sana, daha okkalı bir dert vereyim. Sonra da dedim ki bu kadarı da fazla oldu biraz güldüreyim. Sonra çok gülmemen gerekiyormuş gibi hissettim abartma sen de dedim, ardından kısa süreli bir neşe soluklanması. Devamında da bu dengesiz döngü birbirini takip etsin. (Karmaşanın asıl tanımı böyle oluştu bende)

Özetlemem gerekirse, nefes almayı unutmadan şöyle bir doğayla içiçe sorgulama iyi geldi bana. Sana da tavsiye ederim, asıl ilaç sensin. Kendine gel. Kendine iyi gel 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.