100₺ ve üzeri siparişlerinde kargo ücreti bizden! Üstelik 49₺ üzeri alışverişine de dilediğin kitap ayracı üçlüsü hediye!

ÇEVRE İMDAT DİYOR!

Çevre bilinci toplumların gelişmişlik düzeyini gösterir. Ağacı, yeşili, suyu korumak insana öğretilmez. İnsan zaten bu bilinçle yetişmelidir. Tıpkı kişinin kendi çevresini seçmeyi öğrenmediği gibi bu öğretilecek bir bilgi değildir. Sadece yanlışı ve doğruyu öğrenebilir insan. Sonra çevresini de bu bilinçle seçer.

Doğduğumda şu anki çevreme sahip değildim ben. Önce doğrunun yanlışın nasıl bir şey olduğunu öğrendim. Sonra kendi doğrularımda bir çevreye sahip oldum. Çevrenin insanı ne kadar etkilediğini işte bu noktadan sonra anlamaya başladım. “Üzüm üzüme baka baka kararır!“ atasözü küçükken bende ne kadar üzüme baktığımda esmerleşeceğim bilincini uyandırsa da büyüdükçe, arkadaşlarımın etkisi altına girdikçe anladım onlara baka baka onlar gibi olacağımı. Ağacı kesip çiçeği koparan, yere tükürüp doğayı bitiren insanların içinde sen ne kadar duyarlı olabilirsin ki? Bugün yapma etme dersin yarın sende koparır o korkunç çevrenin içinde kaybolur gidersin…

Bir başka açıdan bakıldığında seviyorum der insan deli gibi aşığım. Hayat çok güzel. Ağaçlar, çiçekler, böcekler … Burdan anlaşıldığı üzere doğayı, yaşamayı, hayatı seven bilinçli bir insan gibi gözükse de aşkın getirdiği sarhoşluktan söyledikleriyle yaptıkları uyuşmamaktadır. Yaşadığı hayatı kendi elleriyle sonlandırmak istemez herhalde insan? Gidip ağaçlara sevdasını kazımak, kendi mutluluğunu doğanın canını acıtarak pekiştirmek ne kadar sağlıklı bir harekettir tartışılır!

Çevre sevgi ister. Şefkat ister. Özenle korunup geleceğin tek emaneti olmak ister…

Düşlediğimiz ama sahip olamadığımız bir çevrede yaşıyorsak eğer hastalığa, mikroba, pisliğe boyun eğmiş, geçmişten bize kalan en önemli mirasa sırt çevirmişiz demektir. Sadece istemekle güzel çevrelere, sağlıklı yaşamlara sahip olamayız. Çalışmadan nasıl para kazanılmıyor, çaba sarf etmeden hiçbir amaca ulaşılmıyorsa; uğraşmadan, topluma ön ayak olmadan da hayal ettiğimiz çevreyi elde edemeyiz.

Beklentilerimiz önümüzde kalın setler kursa da o setleri toprakla çevirip üzerine bir çiçek dikmek atabileceğimiz en büyük adım olur. Olmazı olur yapan insanın kendisinden başkası değildir. Sizler yola hangi olmazınızla başlayacaksınız?

                                                                                                NURDAN AKTAŞ

Önceki Yazı

GÖNÜL ENGELLİ OLMADIKTAN SONRA…

Sonraki Yazı

HAYALLERİN ÖZGÜRLÜĞÜ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Telli Defterlerimizi Gördün Mü?

Bir ürün aramak için yazmaya başla
Sepet
Giriş Yap

Henüz hesabın yok mu?

Kayıt Ol
Çerez Bildirisi
Sitemizde kullanımı analiz etmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek, reklam kampanyalarının etkinliğini ölçmek ve ziyaret tercihlerini hatırlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Tamam