Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız,
söyleyeyim; “Annem”dir. Hayatımızın ebedi ve anlamlı olmasını
Annelerimize borçluyuz. En öğretici okulumsun sen Annem!
        En sıcak odam senin kalbin…
Yaşamdaki güzel şeylerin çoğu ikişer, üçer, düzinelerle ve
yüzlercedir. Sayısız çiçek, yıldız, kardeş, kuzen vardır; ama Anne
tektir! Dibinde her zaman af bulunan tek uçurum, Annemizin yüreğidir.
        Anneye yapılan saygısızlıktan daha aşağılık bir şey bilmiyorum ben!
Annelik tıp kitaplarında anlatıldığı kadar kalsaydı eğer, bu kadar
büyük olabilir miydi?
        İrlanda atasözünde de söylendiği gibi; “Bir adam en çok sevgilisine,
en iyi şekilde ailesine, en uzun şekilde de Annesini sever!” Anne
sevgisi anlatılamaz, hiçbir şeyle kıyaslanamaz!
        Babalık sonradan kazanılır ama Annelik doğuştan gelir.
Baba; beş kişi için yalnızca dört dilim pasta olduğunu fark ettiğin de
çocuğunun çatalına ağzını uzatan,  Anne ise çocuğu fazla pasta yesin
diye o an pastadan nefret ettiğini duyuran ilk ve tek kişidir!
        Şefkatten ve merhametten kolları yorulmayan tek sığınağımızdır Annemiz…
Annem her yerde, bir gülün kokusunda, kaplanın gözlerinde, kitabın
sayfalarında, yediğim yemekte, sarıldığım yorganda, üşüdüğüm
sokakta…
        Gençlik geçer, Aşk söner, Arkadaşlık biter ama Annelik değişmez.
Dünyanın neresine giderseniz gidin Annelik duygusu, Anne sevgisi her
yerde aynıdır.
        Bugüne kadar öğrendiğim tüm bilgilerin hiçbiri, bana Annemin
bakışının bir kelimesinin verdiği öğüt’ü veremez!!!
Annelik en kutsal meslek, en ciddi görevdir. Mustafa Kemal Atatürk;
“Kadının en büyük vazifesi, Analıktır!” sözü ile bunu çok güzel
vurgulamıştır…

NURDAN AKTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.