100₺ ve üzeri siparişlerinde kargo ücreti bizden! Üstelik 49₺ üzeri alışverişine de dilediğin kitap ayracı üçlüsü hediye!

ÇOCUKLUĞUM

Taksiden indim. Biraz yürüyeyim, şu tertemiz havayı içime çekeyim diye. Özlemişim buraları. Gökyüzünde dans eden, yol boyunca uzanmış kavaklar karşıladı beni. Kenardaki söğüt, hışırdayarak bir şeyler fısıldadı. Çocukluğumun geçtiği köy burası. Yani, buralı değilim ama nenemi ziyarete gelirdik hafta sonları. Yazları da kuzenlerle burada kalır, köy havasına doyardık. Dağ bayır gezerdik, Hasan amcanın bahçesinden çağla toplardık, beraber bir sürü oyun kurardık. Şimdi o çocuklar, şehirlere gitti. Unuttu buraları. Unuttu oyun oynamayı ve dahi çocukluğunu. Unuttu Hasan amcayı, unuttuk kendimizi…

Yıkık dökük bir taş duvarın önünden geçerken bu duvarın ne denli zarif göründüğünü düşündüm. Böyle taş duvarların bulunduğu evler hiç kötü olur mu? Beton duvarlar, öyle soğuk ve itici ki… Ama şu taş duvar ne kadar sıcak ve samimi. Tıpkı Anadolu insanı gibi. 

O çeşmeyi gördüm sonra. Suyla, çamurla az oynamamışızdır kenarısında. Gidip elimi yüzümü yıkadım, biraz su içtim. Karpuz ve gözleme kokusu geldi bir an burnuma. İpini zor tuttuğumuz uçurtmaları aradı gözlerim gökyüzünde. Rüzgarın tatlı esintisini hissettim. İnek ve kuzu sesleri eşlik etti koşan çayırlara. Özledim, neden bırakıp gittim ki çocukluğumu buralarda?.. 

Önceki Yazı

Hayat üzerine kısa bir sorgulama

Sonraki Yazı

KABULLENMEK

ÇOCUKLUĞUM” için 1 yorum var

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir ürün aramak için yazmaya başla
Sepet
Giriş Yap

Henüz hesabın yok mu?

Kayıt Ol
Çerez Bildirisi
Sitemizde kullanımı analiz etmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek, reklam kampanyalarının etkinliğini ölçmek ve ziyaret tercihlerini hatırlamak için çerezler kullanmaktayız.
Tamam Daha fazla bilgi